Makale Görseli

Karma Öğrenme (Blended Learning) Nedir?

Söz konusu eğitim olduğunda tüm branşların ortak ilgileri arasında öğrenme- öğretme kuramları yer almaktadır. Öğretim yaklaşımları, modelleri, stratejileri, yöntemleri ve teknikleri bu öğrenme- öğrenme kuramlarından ortaya çıkmaktadır. Tüm bu yaklaşım, model, strateji, yöntem ve teknik kavramları uzun çalışmalar ve araştırmalar sonucunda sürekli değişime uğrayan kavramlardır. Bu kavramları bir bütün olarak ele aldığımızda hepsi birbirleri ile ilişkilidir ve tümünün güçlü yönleri ile sınırlılıkları bulunmaktadır. “Nasıl öğretmeliyiz?” sorusu ile sayısız araştırma ve teoriler ortaya çıkmıştır. Son yıllarda ise birçok disiplinde eklektik yani derleme bir yaklaşım söz konusudur. Bunlardan biri de “blended learning” yani karma öğrenme yaklaşımıdır.


Karma öğrenme, ya da blended learning, öğretim etkililiğini önemli derecede artıran bir yaklaşımdır. Fakat, öğretmenler bazen teknolojiyi sadece kullanmak için kullanma gibi bir yanlışın içine düşebilirler. SAMR Modeli, teknoloji kullanımının ne zaman kullanılacağına dair iyi bir yol haritasıdır.


Eğitimciler olarak biz, teknolojiyi etkili ve verimli bir şekilde kullanmaya özen göstermeliyiz. Karma Öğrenme Yaklaşımı Nedir? Karma öğrenme genelde, öğrenme- öğretme ortamı ve sürecini çevrimiçi eğitim materyalleri ile bir arada şekillenmek olarak tanımlanmaktadır. Aslında bu tanım karma öğrenmenin amaçlarından bir tanesidir. Graham ve Bonk (2006) karma öğrenme yaklaşımını,

  • farklı öğretim yaklaşımlarını
  • farklı öğretim yöntemlerini
  • yüz yüze ve çevrimiçi öğretimi
bir araya getirme olarak tanımlamıştır. Yani karma öğrenme yaklaşımı yalnızca eğitim teknolojilerini ve çoklu ortamı (multimedia) bir araya getirmek değildir. Altyapısı bir öğretim yaklaşımına dayanmadan derste teknolojinin ve çevrimiçi materyallerin kullanılması “kullanmak için kullanmaktır" ve öğrenciler üzerinde olumlu bir etki görmeyi beklemek yanlış olacaktır. Bu noktada karma yaklaşımı diğer yaklaşımlardan ayıran bütün yaklaşım ve yöntemleri kucaklaması ve bunları teknoloji ile harmanlamasıdır. Yukarıda da belirttiğimiz üzere, tüm yaklaşım ve yöntemlerin güçlü yönleri ve sınırlılıkları bulunmaktadır. Tabi ki yaklaşım ve yöntemlerin etkililiğine karar vermek bununla da sınırlı değildir. Öğrenciler farklıdır, farklı altyapıya, farklı bilgiye, farklı seviyelere, farklı yeteneklere ve farklı ilgilere sahip olarak öğrenme ortamına gelirler. Bu durumda neyin ne kadar etkili olacağına karar vermek öğretmenin görevidir. Son zamanlarda öğretmenlerin araştırmacı ve tasarımcı kimliği olmasının gerekliliğine yapılan vurgu da bunu desteklemektedir (Altun ve Yurtseven, 2019). Karma Öğrenime Başlamadan Önce Önemli Bilgiler Gelelim araştırmacı öğretmenlerin karma öğrenme yaklaşımını sınıflarında uygulamaları için nereden başlayacaklarına;
  • Her şeyden önce öğrencileri çok iyi tanımalı, ihtiyaçlarını ve ilgilerini çok iyi bilmeliyiz (bunun için dökümanlaştırılmış ihtiyaç analizlerine aslında gerek yok öğretmenlerin çoğu bu verileri gözlem yolu ile elde etmekte hatta bu durum öğretmenlerde çoğunlukla kendiliğinden gerçekleşmektedir. Önemli olan dikkat çekmek ve harekete geçmek)
  • Dersleri planlarken öğrenme- öğretme süreçlerini farklılaştırmalı, eldeki imkanlarla olabildiğince farklılaştırılmış yöntem ve işbirlikli öğrenme yöntemi kullanılmalı, öğrencilere kendi öğrenmelerinden sorumlu oldukları hissetirilmelidir.
  • Derste kullanılan teknolojik materyaller sırf kullanmak için değil hedef ve kazanımlara, ders sürecine ve kullandığınız yöntemlere hizmet ettiği için kullanılmalıdır. (Örneğin bir İngilizce dersinde konu ile hiçbir alakası olmadan yalnızca izletmek için bir video izletip eğitim teknolojilerini kullandığımızı söyleyemeyiz.)
  • Derslerde Kahoot, Quizlet, Mentimeter, Prezi, Nearpod vb. gibi Web 2.0 araçları işlenen konuya uygun olarak hazırlanıp uygulanmalıdır.
  • Karma öğrenme yaklaşımı ölçme ve değerlendirmede de çevrimiçi uygulamaların kullanılmasını tavsiye etmektedir. Örneğin edmodo gibi uygulamalar öğrencilere ödev vermek, ödevleri kontrol etmek ve ödevleri değerlendirmek için kullanılabilir. Günümüzde öğrencilerin defter kitap başında değil ekran başında daha rahat hissettiklerini düşünürsek, olumlu sonuçları olacağını söyleyebiliriz. Bu şekilde kağıt israfını da önleyebiliriz.
Sonuç olarak karma yaklaşıma göre, her şeyden önce ders etkinlikleri anlamlı, özgün ve dersin hedefleri ile uyumlu olmalıdır. Karma öğrenme yaklaşımının özü;
  • Öğrencileri tanı
  • Ders etkinliklerini kararlaştır
  • Uygun çevrimiçi materyaller ile harmanla
  • Tüm bu sürecin anlamlı ve dersin hedefine uygun olmasına dikkat et.

Öğrenci Eğitimini Farklılaştırmak İçin 3 Kolay ve Teknoloji Temelli Strateji

1: Zaman Yönetimi Öğretmenler, öğrencilere ne kadar hızlı dönüt verirse o kadar iyidir. Fakat, çoğu zaman öğrencinin ödevini hemen değerlendirip yapıcı bir dönüt verecek zamanımız olmuyor. Quizler gibi çoktan seçmeli görevler için Google Forms (ya da okulunuzun LMS sistemi ile uyuşan başka bir uygulama) kullanılabilir. Google Form ile öğrencilerin cevapları otomatik doğru ya da yanlış olarak işaretlenir. Böylece, öğrenciler anında dönüt alır ve siz de öğrencilerin yanıtlarını eşzamanlı olarak yanıt pasta grafiğinde görebilirsiniz. Eğer gerekirse sınıfı terk etmeden anlaşılmayan bir soruyu ya da konuyu tekrar anlatabilirsiniz. Bu yöntem değerlendirmeye ayırdığınız vakti kurtarır ve öğrencilerin nerede takıldığını dana net gösterir.

2: Öğretimi Farklılaştırma Tüm sınıfa ders anlatırken, öğrencilerin istemeden de olsa şöyle gruplandığını gözleyebilirsiniz: dersi dinleyen grup, dersin konusunu bilen ve ilgilenmeyen grup ve tüm dersi tekrar anlatmanızı gerektirecek diğer grup. Bu gibi durumlarda Screencastify ya da Edpuzzle gibi uygulamalar ile dersinizin videosunu kaydedebilirsiniz. EdPuzzle, kendi videonuzu yaratmaya olanak verir, ama isterseniz hazır videolar da kullanabilirsiniz. Videonun belirli yerlerine kendi sesinizi ekleyip videoyu otomatik durdurup, öğrencinin bir soruyu yanıtladıktan sonra devam etmesini sağlayabilirsiniz. Eğer öğrenciler EdPuzzle sınıf arayüzü üzerinden yanıtlarını verirse, öğrencilerin belirli bir bölümü anlamak için geri dönüp videonun bir bölümünü oynatıp oynatmadığını görebilirsiniz. Bu, bağımsız öğrenmeyi pekiştirecektir. Herkes kulaklıkla dinleyeceği için bu strateji herkesin dikkatini tutmakta zorlandığınız zamanlarda size epey yardımcı olacaktır. Eğer bazı öğrenciler gelmediyse veya ilk bölümü anlamadıysa, tüm dersi tekrar anlatmak yerine hazırladığınız videoyu gönderebilirsiniz.

3: Öğrenciyi Süreç Boyunca Derse Katma Farklılaştırılmış ve kişiselleştirilmiş öğretim kulağa harika geliyor, ama öğretmenlerin de sadece iki eli var. Sınıfta bir grup ile çalışma yaptığınız zaman, diğer gruplar kopup gidebiliyor. Böyle bir sorunla karşılaştığınızda HyperDoc stratejisi sizi bu durumdan kurtarabilir. HyperDoc stratejisi, her öğrencinin öğrenmeyi kendi hızına göre ayarlamasına, bu durumda sizin de daha çok rehberlik rolüne soyunmanıza yardımcı olabilir. 

Referanslar:

Altun S. & Yurtseven, N. (2019). Tasarımcı öğretmen UbD el kitabı. Ankara: Asos Yayınları.

Bonk, C. J., & Graham, C. R. (2006). The handbook of blended learning: Global perspectives, local designs. San Francisco: Pfeiffer.

Yorumlar

Hiç yorum yazılmamış, ilk yorumu yazan siz olun!