Makale Görseli

Yapılandırmacı Dadı Mary Poppins

Çocuk Gelişimi 25.02.2021

Mary Poppins isimli filmi duymuşsunuzdur. Aynı isimli kitaptan uyarlanan bu film 1964 yılında çıkmış, 2018 yılında ise Mary Poppins Returns isimli yeni versiyonu sinema dünyasında yerini almıştır. Söz konusu eserin bir çocuk eseri olmaktan çok yetişkinlerin yaratıcılığını zamanla yitirmesine bir eleştiri olduğu yorumları mevcut ve ben de bu yorumlara katılıyorum. Ancak, açıkçası filmi izlediğimde bundan daha fazlası zihnimde sembolleşti ve sizinle film üzerine analizlerimi paylaşacağım.

İsterseniz önce filmde anlatılanlara hızlıca bir göz atalım. Öncelikle, ben “Mary Poppins Returns” isimli yeni versiyonu izledim ancak daha iyi anlamak için 1964 yapımı olan filmde nelerin geçtiğini özetle okudum. İlk film kitaptan esinlenmiş (her ne kadar kitabın yazarı benzerliği ve filmin örgüsünü uygun bulmasa da) ancak, ikinci film tamamen baştan oluşturulmuştur. İlk filmde, Banks ailesinin babası Mr. George Banks çocukları Jane ve Micheal için bir dadı ile anlaşır. Film boyunca sihirli olduğunu yalnızca çocukların ve Bert isimli sanatsal bir yetişkinin bildiği dadının maceraları anlatılır. İkinci filmde ise Jane ve Micheal büyümüştür. Micheal 3 çocuğu ile eşini kaybettikten sonra aile yadigarı evde yaşar ve kız kardeşi onları sık sık ziyaret eder. Ancak Micheal borçları nedeniyle evi kaybetmek üzeredir ve bu durum çocuklara da yansır. Bu sırada sihirli dadı Mary Poppins gökyüzünden elinde şemsiyesi ile süzülerek çocukların hayatına girer. Film boyunca Mary Poppins çocuklara kendi yollarını çizmesi için rehberlik ederken aslında bu yolla zor durumda olan Micheal’a yardımcı olduğunu da görürüz. Filmin sonunda ise aile mutlu sona kavuşurken Mary Poppins görevini tamamlamış bir şekilde gökyüzüne geri döner.

Peki bu filmde kimler neleri temsil etmektedir? Bu soruya öncelikle Micheal ve Jane Banks kardeşler ile başlamak istiyorum. Banks kardeşler artık yetişkindir ve çocukken Mary Poppins ile yaşadıkları tüm sihirli maceraları unutmuşlardır. Üstelik Mary Poppins evlerine tekrar geldiğinde neden hiç yaşlanmadığının da üzerinde pek durmazlar. Burada Banks kardeşlerin kendilerini hayatın telaşına kaptırmış, sorgulamayı unutmuş, hayal gücünü rafa kaldırmış yetişkinleri temsil ettiğini düşünebiliriz. Aslında film bize bu mesajı direkt olarak verir. Mary Poppins’in konuşan bastonunun “Yetişkinler unutur… her zaman” sözlerinden de bunu anlayabiliriz. Filmde Mary Poppins’in sihirli olduğunu bilen tek yetişkin ilk filmde sokak artisti olarak tanımlanabilecek Bert’ün çırağı Jack’tir. Jack yetişkin olmasına rağmen içindeki çocuğa sımsıkı sarılmış neşeli bir karakter olarak aslında yine bir yetişkin grubu temsil etmektedir. Tabii bu yetişkin grup diğerinden farklı olarak hayatın tasasını bir kenara bırakıp anı yaşayan, optimist ve sanatçı ruhlu bir grubu temsil etmektedir.

Filmde izlemekten en çok keyif aldığım karakterler ise Banks çocuklarıdır. Onlar sadece çocuktur; ancak bir çocuktan beklediğimizden fazlasına sahiplerdir. Temsil ettikleri olgular çoğu yetişkinin sahip olamadığı, yaratıcılık, korkusuzluk, sorgulayıcılık ve özgürlüktür. Mary Poppins’in sihirli güçlerine hemen inanmayışları, duydukları ve gördüklerine şüpheci yaklaşmaları, babalarının borcu nedeniyle kaybedecekleri evi kurtarmak için kararlılıkları aslında Micheal’ın olamadığı her şeyi temsil etmektedir. Çocuklar özgüvenli ve inançlıdır. Yapacaklarına inandıkları an hedefe ilerlemektedir. Sorgu süzgecinden geçirdikten sonra gördükleri gerçekliklere emin adımla ilerlemeleri bize aslında çok güzel bir davranışı göstermektedir: doğru olduğuna inandıklarımız uğruna savaşmayı. Banks çocuklarını izlerken en çok üzerinde durduğum noktalardan biri de cesaretleridir. Bir çocuk nasıl bu kadar doğru muhakeme yapabilir, nasıl bu kadar cesur olabilir ve nasıl bu kadar kararlı hareket edebilir? Film bize bunun da cevabını vermektedir: Fırsat tanınarak… Burada da devreye filmin esas karakteri Mary Poppins girmektedir. Mary Poppins çocuklara film boyunca hiçbir şeyi yapmalarını söylemez, onları bir şeye inandırmaya ve ikna etmeye çalışmaz. Yalnızca onlara yol gösterir, alan tanır, kendilerini keşfetmeleri için fırsatlar sunar. Mary Poppins yapılandırmacı yaklaşımın tarif ettiği öğretmeni/ebeveyni bize betimlemektedir. Dadının sihirli olması elbette öyküye birçok unsur eklenmesi amacıyla olsa da bende şu soruyu da uyandırmıştır: Bir yetişkinin böyle bir ebeveyn ya da öğretmen olması için illa ki sihirli güçleri mi olması gerekir? Belki de bu üzerinde uzun uzun düşünmemiz gereken bir konudur. Küçük yaşta çocuklara yalnızca yol göstermek, yalnızca onlara alan ve fırsat tanımak bu kadar zor mudur? Neden çocukların büyüdükçe sahip olduğu stres ve baskı hislerini yapılandırmak yerine yaratıcılıklarını, üst düzey düşünme becerilerini ve merak duygularını yapılandırmayı denemiyoruz? Bazılarının “o kadar kolay değil” dediğini duyar gibiyim. Ama bence gerçekten de “o kadar kolay”. Tabi bu çocukları tamamen serbest bırakmamız anlamına asla gelmez ki filmde dikkatimi çeken noktalardan biri de son derece eğlenceli ve yapıcı bir insan olan dadının disiplinli tavrı olmuştur. Yani kısacası yapılandırmacı bir yaklaşım ile anaokulu/ilkokul çağı çocuğuna nasıl davranmamız gerektiği örneklerini biraz sanatsal ve abartılı bir üslupla da olsa görebiliriz.

Filmin temsil ettiği karakterlerden sonra bizlere verdiği mesajlara da değinmek istiyorum. Bunlardan ilki yukarıda da bahsettiğim “Yetişkinler unutur” mesajıdır. Gerçekten de yetişkinler hayal etmenin, yaratıcı olmanın, yaşadığı olayları bir oyuna çevirerek çözmenin nasıl bir his olduğunu unutmak zorunda mıdır? Burada da Jack karakteri ile film bize cevabı verir. Aslında bu biraz da yetişkinin kendi seçimidir. Diğeri ise filmde müzikal olarak işlenmiş “Hayal edebilir misin/İnanabiliyor musun?” sözüdür. Aslında bu söz filmin ana dilinde tek bir cümledir (Can you imagine that?) ve bu söz hem hayal edebilir misin hem de bir ünlem ifadesi gibi “İnanabiliyor musun?” anlamına gelmektedir. Bu müzikalvari sahnede çocuklar banyo küvetine girmek istemez ve bir yandan da Mary Poppins’in sihirli güçleri olduğuna inanmakta, onu kabullenmekte zorlanırlar. Bunun üzerine Mary Poppins onlara hem sorumluluklarını yerine getirmeleri gereken “duş alma” eylemini yaptırmanın hem de onlara dikte etmeden, sorgulama hislerini kırmadan kendi sihirli gerçekliğini göstermenin yolunu onları deniz altı dünyasına götürerek bulur. Ayrıca, hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını, sorgulamamız, düşünmemiz ve analiz etmemiz gerektiğiniz bize anlatan “kitap değildir kapak” şarkısına dikkat çekmek istiyorum. Yine müzikal olarak işlenen bu sahnede kitap değildir kapak, içine aç da bir bak sözleri ile başlayan ve hiçbir şeyin göründüğü gibi olmayacağı ve ufkumuzu genişletmenin yolunun kitap okumaktan geçtiğini anlatan bir görsel şölen ile karşılaşırız. Filmin son sahnesinde ise çocukların liderlik ettiği yolda yetişkinlerin de hayal güçlerini kullanarak kendilerini gökyüzünde bulduğunu görürüz.

Kısacası; bir çocuk filmi gibi görünse de Mary Poppins’ten çok fazla öğreti çıkarabiliriz. Yetişkinlerin yaratıcılığını kaybetmemelerinden, çocuklara sağlıklı bir kişisel gelişimleri olması için onlara alan tanınması gerektiğine kadar birçok çıkarım yapabiliriz. İçindeki çocuğu unutmayan, yaratıcılığını kaybetmeyen yetişkinler; fırsat tanınan, sevilen, saygı gören, yeri geldiğinde yardım alan yeri geldiğinde güvenilen, çevresiyle sağlıklı etkileşimi sağlanan, üst düzey düşünme becerileri kazanmış, vicdanlı, saygılı, içindeki gücü keşfedebilen çocuklar görmemiz dileğiyle…

Yorumlar

Hiç yorum yazılmamış, ilk yorumu yazan siz olun!